İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (Council of Turkish Cypriot Associations -UK) ve Başkanı Kenan Nafi adına Avrupa Ajansı’na bir açıklama gönderildi. Açıklama şöyle: “30 Mayıs 2026 tarihli, Londra merkezli bir haber sitesinde, festivalimiz ve şahsım hakkında çıkan haber ve açıklamalar yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamayı yapmayı gerekli görüyorum. Bu haberin hem içeriği hem de yayımlanma biçimi son derece hayal kırıklığı yaratmıştır. Haber, isimsiz kaynaklardan alınan asılsız iddialarla doludur ve CTCA komitesine yorum yapma fırsatı tanınmadan yayımlanmıştır. İyi gazetecilik ilkeleri gereği, haber yayımlanmadan önce bize yanıt hakkı tanınmış olsaydı, bu iddiaların ne denli temelsiz olduğunu açıkça görecekti. Bu durum hem gazetecilik etiği hem de toplumumuzun doğru bilgilendirilmesi açısından ciddi bir eksikliktir.”
CTCA açıklaması öyle devam etti: “CTCA komitesi, bir yılı aşkın bir süredir, kurumun gelişimi icin son derece yoğun bir çalışma yürütmektedir. Amacımız, organizasyonu modernize etmek; daha demokratik, daha şeffaf ve Birleşik Krallık’taki çeşitli Kıbrıslı Türk topluluğuna daha iyi hizmet edebilecek bir yapıya kavuşturmaktır. Bu doğrultuda hayata geçirmekte olduğumuz önemli adımların bazıları şunlardır:
• Festivali bireysel kontrolden çıkararak toplum yararına çalışan, hesap verebilir bir yapıya Community Interest Company’e devretmek,
• Karar alma süreçlerini üye derneklerimize, okullarımıza ve toplumumuza açmak
• Mali şeffaflığı ve kurumsal hesap verebilirliği güçlendirmek
“Bu değişikliklerin tamamı CTCA üyelerinin desteğiyle hayata geçirilmektedir. Herkesin bu değişikliklerden memnun olmadığının farkındayız; ancak demokratik bir oylama yapılmış ve üyelerin büyük çoğunluğu bu adımları desteklemiştir. Çünkü mevcut yapının CTCA’nın etkinliğini kısıtladığı, üyelerimiz tarafından açıkça görülmektedir. Son aylarda yaşanan tartışmaların özüne bakıldığında, meselenin hesaplar, şirketler veya prosedürlerden ibaret olmadığı açıkça görülmektedir. Asıl mesele, festivalin geleceğinin kim tarafından ve nasıl yönetileceğidir. Bazı çevreler tarafından yaratılmaya çalışılan algının aksine, amacımız festivali birilerinden almak değildir. Amacımız, yıllardır birkaç kişinin kontrolünde tutulan yapıyı sona erdirerek festivali gerçek sahipleri olan üye derneklerimize, okullarımıza ve toplumumuza geri vermektir. Festival hiçbir zaman birkaç direktörün ya da bir şirketinin malı olmamıştır. Festival, toplumun ortak emeğiyle büyümüştür.”
Haberde yer alan iddiaları tek tek ele almak istiyorum:
“Mali konular hususunda, festivalle ilgili banka kayıtları, ödeme kayıtları, merchant hesap dökümleri ve elimizdeki tüm mali bilgiler ilgili kişilerle defalarca paylaşılmıştır. Buna rağmen aynı iddiaların sürekli tekrarlanması, çözüm üretmekten çok kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, görev ve yetki sahibi tüm resmi kurumlar ile bağımsız denetçilerin gerçekleştireceği her türlü inceleme ve denetime açık olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Şunu da belirtmek isterim ki, 2024 hesapları tamamlanmış olup gerekli mercilere tamamlanmış hali ile yollanılmıştır.”
“AGM’in ertelenmesine ilişkin olarak ise; 2026 Kıbrıs Türk Festivali'nin gerçekleştirilmesine yönelik planlama ve karar alma sürecinde yaşanan bazı gecikmeler nedeniyle, üye derneklerimiz ve okullarımızla yapılan istişareler sonucunda AGM’in Eylül ayında gerçekleştirilmesine oylama ile karar verilmiştir. Bu karar, Konsey yönetiminin tek taraflı bir tercihi olmayıp, üye derneklerimiz ve okullarımızın oylama ve takdirleri doğrultusunda alınmıştır. Amacımız, festival hazırlıklarının sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını sağlamak ve AGM’in tüm üyelerimizin yeterli katılım ve değerlendirme imkânına sahip olacağı bir ortamda gerçekleştirilmesidir. Community Interest Company yapısı, herhangi bir kişiye makam veya menfaat sağlamak için değil, festivali şahısların kontrolünden çıkarıp toplum yararına, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak için kurulan özel denetime tabi bir sirket modelidir. Bugün eleştirilen yapı, aslında festivalin ilk kez gerçek anlamda toplum adına yönetilmesini sağlayacak yapıdır.”
“Komitemiz, tam zamanlı işleri ve aileleri olan toplum gönüllülerinden oluşmaktadır. Tüm bu bireyler, CTCA’yı ve festivali yürütmek için önemli miktarda zaman ve emek harcamaktadır, üstelik karşılıksız olarak. Bu gerçeği görmezden gelen, temelsiz iddialarla dolu böyle bir haberin yayımlanması, emeğini ortaya koyan herkes için son derece yıpratıcıdır. CTCA tarafından yürütülen her faaliyet, organizasyonun tüm kurallarına uygun biçimde, şeffaf ve demokratik bir anlayışla yönetilmektedir. CTCA veya festival hakkında soruları olan herkes doğrudan bizimle iletişime geçebilir. Kabul edilemez olan, isimsiz kişilerin gölgede kalarak dürüst ve özverili çalışmalara çamur atmasıdır. Bu yol, toplumumuzda yalnızca ayrışmaya ve bölünmeye götürür. Son olarak şunu açıkça ifade etmek isterim. Bu mücadele bir festival organizasyonu mücadelesi değildir. Bu, festivalin birkaç kişinin kontrolünde kalmaya devam edip etmeyeceği ile toplumun temsilcilerine geri dönüp
dönmeyeceği meselesidir.”
Festival şahısların değildir. Festival şirketlerin değildir. Festival toplumundur. CTCA komitesi olarak hedefimiz, Birleşik Krallık’taki Kıbrıslı Türk topluluğunun parlamasını ve gelişmesini sağlamaktır. Bunu başarmak için organizasyonumuzu modernize etmede cesur ve kararlı olmamız gerekmektedir. Bu yolda atacağımız adımlara ilişkin daha fazla ayrıntı önümüzdeki haftalarda kamuoyuyla ve basınla paylaşılacaktır.Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da toplumumuzun çıkarlarını korumaya, şeffaflığı savunmaya ve festivali gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde bırakmaya devam edeceğiz. Saygılarımla, Konsey Başkanı, Kenan Nafi -CTCA UK “




