Londra merkezli tiyatro topluluğu Meteatra, ilk prodüksiyonu Borders: Digital, Political, Emotional ile seyirci karşısına çıkıyor. 200 başvuru arasından seçilen altı kısa oyundan oluşan seçki, dijital, politik ve duygusal sınırların insan hayatındaki yansımalarını sahneye taşıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi

İstanbul’daki dar mutfaklardan Londra’daki kurumsal toplantı odalarına, sığınmacı teknelerinden yapay zekâlı akşam sofralarına uzanan hikâyeler; belirsizlik çağında insan ilişkilerini, korkuları, direnme biçimlerini ve hayatta kalma çabalarını ele alıyor. Teknoloji, göç, kimlik, toplumsal cinsiyet ve güç ilişkileri gibi güncel meseleler, soyut anlatılar yerine sıradan hayatlar ve tanıdık karakterler üzerinden aktarılıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 1

Uluslararası Değer Üretenler Ödülleri Londra’da Sahiplerini Bulacak
Uluslararası Değer Üretenler Ödülleri Londra’da Sahiplerini Bulacak
İçeriği Görüntüle

Oyunlar İngilizce ve Türkçe olarak, üst yazılar eşliğinde sahnelenecek. Toplam süresi yaklaşık iki saat olan gösterim, üç kısa oyunun ardından verilen 15 dakikalık arayla iki bölümden oluşuyor. Borders: Digital, Political, Emotional, 11–14 Şubat tarihleri arasında saat 19.00’da; ayrıca 14 Şubat’ta 15.30’da izlenebilecek.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 4

Seçkide Yer Alan Oyunlar

Andrew Lawston imzalı Guess Who’s Computing to Dinner, biri insan diğeri yapay zekâ olan iki çiftin akşam yemeğinde karşı karşıya geldiği gerilimli bir buluşmayı konu alıyor. Yanmış soğanlar ve kusursuz robot nezaketi eşliğinde ilerleyen hikâye, kimlik ve yerini kaybetme korkusuna odaklanıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 3

Salman Siddiqui’nin yazdığı Openly Muslim, ofiste yapılan sıradan bir sosyal medya beğenisinin, şirketlerin çeşitlilik anlayışını nasıl sınadığını gözler önüne seriyor.

Erdoğan Soytürk’ün Mutfak, Göç ve Boncuk adlı oyunu ise İstanbul’da yaşayan kuir Suriyeli mülteci Boncuk’un hayatta kalma ve kimliğini koruma mücadelesini, esprili ama sert bir dille anlatıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 2

Banu Şenel’in kaleme aldığı Dark Rooms and Pandas, İstanbul’da karşılaşan genç bir çevre aktivisti ile sürgündeki İranlı bir kadının sohbeti üzerinden dayanışma, yalnızlık ve sürgün temalarını ele alıyor.

Aine King’in Sea Monsters adlı oyunu, denizleri aşarak başka bir hayata ulaşmaya çalışan Naj’ın yolculuğunu, umut ve korku arasında gidip gelen şiirsel bir anlatıyla sahneye taşıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 6

Tamara von Werthern’in yazdığı One of Them ise sıradan bir aile sabahını altüst eden bir telefonla, “uzakta” sanılan şiddetin ne kadar yakın olabileceğini çarpıcı biçimde hatırlatıyor.

Meteatra’dan Yeni Bir Ses

Meteatra, Arcola Theatre bünyesindeki Arcola Ala Turka topluluğunda tanışan Ece Özdemiroğlu, Serpil Delice ve Abdullah Tercanlı tarafından kuruldu. Topluluk, çok dilli ve çok kültürlü yapısıyla farklı seslere sahnede alan açmayı, izleyicinin kendini temsil edilmiş hissedebileceği bir tiyatro alanı yaratmayı amaçlıyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 5

Gösterimlere ev sahipliği yapan Arcola Theatre, Doğu Londra’nın önde gelen bağımsız tiyatrolarından biri olarak, yeni metinlerden klasiklere uzanan cesur programıyla tanınıyor. Kültürel çeşitlilik, mülteci sanatçılar ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla çok sayıda ödüle sahip olan tiyatro, dünyanın ilk karbon nötr tiyatrosu olmayı hedefliyor.

Meteatra’dan Çok Katmanlı Ve Çok Dilli Tiyatro Seçkisi 7

Borders: Digital, Political, Emotional, çağımızın sınırlarını sahne üzerinde yeniden düşünmeye davet eden, güncel ve çok katmanlı bir tiyatro deneyimi sunuyor."