Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP’ye ilişkin yargı süreci ve kurultay kararlarına yönelik tartışmalar sürerken, DAY-MER tarafından yapılan açıklamada söz konusu gelişmeler sert bir dille eleştirildi. Kuruluş, alınan kararların demokratik süreçlere müdahale anlamı taşıdığını savunarak uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.
DAY-MER’den açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “Son anketlere göre ülkenin birinci partisi konumunda olan ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik skandal bir kararın altına imza atıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36.Hukuk Dairesi; CHP'nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultaylarını, bu kurultaylarda alınan tüm kararları iptal etti. Bu kararla birlikte, 2023 seçimlerinde Erdoğan’a karşı yarışan ve seçimi kaybeden eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, kayyum olarak partinin başına atandı. Dünya siyaset tarihinde eşine az rastlanan bu darbenin arkasında iktidarın ve onun güdümündeki Adalet Bakanlığı'nın olduğu bir sır değildir. Parti delegelerinin iradesiyle seçilen yönetim yargı eliyle görevden alınırken, parti eski yönetime teslim edilmiştir.”

İktidarın, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkan CHP’yi ve muhalefeti parçalama, etkisizleştirme operasyonunun bir parçası olarak başta İstanbul Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda belediye başkanı görevden alınarak hapse atılmıştı. Hapis ve tutuklamalarla CHP’nin yükselişinin önünü kesemeyeceğini gören Erdoğan, siyasi ömrünü uzatmak için bu kez parti yönetimine darbeyi gerçekleştirmiştir.
Bu kararla siyasi partiler yasası, seçme ve seçilme hakkı bir kez daha yok sayılmıştır. Karar, İktidar için potansiyel tehdit oluşturan her partinin benzer şekilde yargı yoluyla gasp edilmesinin önü de açmıştır.
Ülkenin en çok oy alan ve İktidarın otoriter rejimini devirmeye aday olan bir partinin bu şekilde teslim alınmasını asla kabul etmiyoruz. Demokrasiden, insan haklarından ve örgütlenme özgürlüğünden yana olan herkesi bu hukuksuz karara karşı net bir tutum almaya çağırıyoruz. Tüm demokratik kamuoyunu, Türkiye’deki demokrasi güçleriyle dayanışmaya davet ediyoruz.
Her başı sıkıştığında soluğu İngiltere’de alan Maliye Bakan Mehmet Şimşek’in, ‘‘mutlak butlan’’ kararına Londra yakalanması bizi hiç şaşırtmadı. Tıpkı Muhafazakâr Parti gibi, İşçi Partisi’de AKP ve İktidarın en büyük destekçisi. Zaten Özgür Özel’de geçen yıl yaptığı bir konuşmada İşçi Partisi Lideri ve Başbakan Sir Keir Starmer’ı aldığı bu pozisyon nedeniyle eleştirmişti ama görülüyor ki değişen bir şey yok.
Bu nedenle, başta İngiltere olmak üzere tüm Avrupa ülkelerini ve AB kurumlarını, İktidarın rejimi ile kurdukları kirli çıkar ilişkilerine ve bu rejime verdikleri açık/örtülü desteklere derhal son vermeye çağırıyoruz.
