Öne Çıkanlar Pandemi süreci Rasmus Ankersen Henrik Kraft model Cris Galera İngiliz Kraliyet Ailesi londra korona Türkiye ve Azerbaycan Bursa Devlet Tiyatrosu Mustafa Akay Erkenci Kuş Limasollular Dernegi londra Konya Başkanı Erol Küçükbakırcı Denizli Dünya Fair Play Konseyi (CIFP)

Son olarak Üç Kuruş dizisinde rol alan Usta oyuncu Civan Canova son yolculuğuna uğurlandı

Duayen oyuncu Civan Canova'ya veda! Gözyaşlarına boğuldular. Usta oyuncu Zafer Ergin de son yolculuğunda dostunu yalnız bırakmadı

- Bu haber 94 kez okundu.

Son olarak Üç Kuruş dizisinde rol alan Usta oyuncu Civan Canova son yolculuğuna uğurlandı

Duayen oyuncu Civan Canova'ya veda! Gözyaşlarına boğuldular..Oyuncu Metin Belgin ise duygularını şöyle dile getirdi:'Canım kardeşim, biraderim' 48 yıldır böyle hitap ettik birbirimize… Bunu bize yapmayacaktın. Sen o kadar ince, yüreği o kadar sevgi dolu bir insandı ki bizim yüreğimize bu acıyı koyup gitmeyecektin birader… Hiçbir zaman birbirimize kötü bir söz söylemedik, sen her şeyi içine atardın yine içine attın galiba… Bir tek şey söyleyeceğim sana, şu korona günlerinde üç ay beraber yaşadık birbirimize hiç kötü söz söylemedik, sen eline fırçanı aldın güzel resimler yaptın… Seni hiçbir zaman yüreğimizden çıkarmayacağız, hep bizimle olacaksın, nur içinde uyu.Cinova, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.Ünlü oyuncu, geçtiğimiz hafta hastane odasında yayınladığı bir video ile hayranlarını üzmüştü. "Her şey 2014 yılında Gümüşlük sahilinde dolaşırken başladı." diyen 67 yaşındaki Canova, birkaç ay önce hastaneye başvurduğunu ve çekilen MR sonucunda akciğerinde belirsiz kitle tespit edildiğini ifade etmişti.15 gün hastanede kaldığını ve birkaç gün sonra taburcu olacağını belirten usta oyuncu, daha sonra sözlerini şöyle sürdürmüştü:Sol bileğimden ameliyatlıydım, kemik ölümü vardı bileğimde onu çıkardılar. Kafeye doğru giderken kapkara bir köpeğin üzerine bastım. Hayvan da gayrı ihtiyari sıçradı tabi, beni yere attı. Sağ kolumun üzerine düştüm. Kemik ölümü, tendon kopması, adele erimesi meydana geldi. MR çekildi ve doktor "Protez taktırman gerek." dedi. Onu da ben istemedim, ihmal ettim. 2.5, 3 ay önce feci ağrılarım başladı. Gece uyutmayacak kadar. Hastaneye geldim ve MR çektirdim. Koluma protez takılması gerektiğini söylediler. Ama o şimdi 2. planda kaldı. Çünkü akciğer filmi çekerken, belirsiz bir kitle olduğu tespit edildi. 15 gündür hastanedeyim. Ailem yanımda. Birkaç gün sonra taburcu edecekler.

Son olarak SHOW TV'nin 'Üç Kuruş' dizisinde rol alan oyuncu, "İleride ne yapmayı düşünüyorsunuz peki? Emeklilik aklınızdan geçiyor mu, yoksa 'Sağlığım el verdiği sürece sahnede, beyazperdede ve televizyonda olmak istiyorum' mu diyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı vermişti:


Zaman ne gösterecek bilemiyorum. Öyle, “sahnede ölmek istiyorum” gibilerinden ulvi dertlerim yok benim. Bence çok bencilce bir düşünce bu. Diyelim ki sahnede rolünü oynarken aniden kalp krizi geçirdin ve öldün. Seyirci ilkin anlamayacak. Rol gereği sanacak. Anlayınca da bir kargaşadır başlayacak salonda. Herkes ayaklanacak. Oyuncular, seyirci, hepsi feryat figan. “Doktor yok mu?”, “Yetişin gidiyor adam!”, “Ambulans çağırın!” neviinden feryatlar. Sonra alacaklar seni gelen ambulansa. Seyirci oyunun sonunu göremeden, söylene söylene ayrılacak tiyatrodan. Oyunculardan birkaçı hastaneye, bazıları meyhaneye, bir kısmı da makyajını silmeden evlerine dönecek. Herkesin gecesi rezil olacak. Ne o, sen sahnede ölmek istedin. Hele bir perde kapansın, sonra git evine, gir yatağına, mışıl mışıl uyurken değiştir dünyanı. (Gülüyor) Şaka bir yana, ben sadece bana ayrılan süre boyunca kaliteli bir yaşam sürmek istiyorum. Kaliteden kastım; derin nefes alabilmek, aklımın yerinde olması, kimseye muhtaç olmadan ihtiyaçlarımı görebilmek. Yaptığım işler zaten mesleğin ötesinde birer hobi benim için. İnsan amatör kalmayı bilmeli hayatta. Ancak böylelikle arınabilir hırstan, kıskançlıklardan. İçimden geldiğinde hobilerimi de sürdürebilirsem ne ala. Sürdüremezsem de canım sağ olsun. Sağ olduğu kadar. Sonra günün birinde belki biri çıkar, bir tuvalin köşesine de beni iliştirir.


 

1955 yılında Ankara'da doğdu. Babası tiyatrocu Mahir Canova, annesi Gündüz Sencer'dir. Küçük yaşta iken anne ve babası ayrıldı, anneannesi tarafından büyütüldü.


Annesi ikinci evliliğini oyuncu Kartal Tibet ile yaptı. İlkokul yıllarında Ankara Radyosu'nda babasının yönetmenliğini yaptığı Radyo Çocuk Saati’nde küçük roller aldı. Üvey babası Kartal Tibet onu film setleri ile tanıştırdı. İlkokuldan sonra yatılı olarak TED Ankara Koleji'nde okudu.1973 yılında Ankara Koleji'nden mezuniyetinin ardından konservatuvar sınavlarına hazırlandığı 1974 yılının yaz aylarında Yılmaz Güney'in "Arkadaş" filminde oyunculuğa başladı.Aynı yıl Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'ne kaydoldu. Öğrenciliği sırasında Şerif Gören'in yönettiği "Nehir" (1977) adlı filmde rol aldı. Konservatuvardan 1979 yılında mezun oldu ve Devlet Tiyatroları kadrosuna girerek İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda çalışmaya başladı, birçok oyunda görev aldı. Sanatçı, tiyatronun yanı sıra sinema filmlerinde de rol aldı.1979 yılından itibaren Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak birçok oyunda rol aldı. 1990'lı yıllardan itibaren yazdığı tiyatro oyunları ile ödüller aldı. Pek çok dizi ve filmde yer alan sanatçı, 2006 yılında "Eve Dönüş" filmindeki işkenceci polis rolü ile Altın Portakal En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü'nü, 2011 yılında "Ölüleri Gömün" oyunundaki rolü ile Afife Tiyatro Ödülleri Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Ödülü'nü kazandı.'Çiçek Taksi', 'Fatmagül'ün Suçu Ne?' ve 'Paramparça' dizilerinde canlandırdığı karakterle hafızalara kazınan Canova, ayrıca resim sanatıyla da ilgileniyordu. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.